Traksiyon tedavisi nedir?
Traksiyon, omurgaya kontrollü bir çekme kuvveti uygulanmasına dayanan bir fizik tedavi yöntemidir. Halk arasında “bel çekme” ya da “boyun çekme” olarak da bilinir. Amaç, omurlar arasındaki mesafeyi geçici olarak artırarak disk ve sinir kökü üzerindeki mekanik baskıyı azaltmaktır.
Uygulama, hastanın üzerine yatırıldığı özel bir traksiyon masası (traksiyon yatağı) ve buna bağlı, bilgisayar kontrollü bir çekme ünitesi ile yapılır. Uygulanacak kuvvet kilogram cinsinden ayarlanır; çekmenin sürekli mi yoksa aralıklı mı olacağı, süresi ve artış hızı hastaya göre belirlenir. Kuvvetin cihaz üzerinden sayısal olarak ayarlanabilmesi, uygulamanın tekrarlanabilir ve denetlenebilir olmasını sağlar.
Traksiyon iki ana biçimde uygulanır:
- Lomber (bel) traksiyonu: Hasta sırtüstü ya da yüzüstü yatar; göğüs ve leğen bölgesine yerleştirilen kemerler aracılığıyla bel bölgesine çekme uygulanır.
- Servikal (boyun) traksiyonu: Hasta yatar veya oturur pozisyondayken, başlık aracılığıyla boyun bölgesine çekme uygulanır. Kullanılan kuvvet, bel traksiyonuna kıyasla belirgin biçimde daha düşüktür.
Merkezimizde traksiyon uygulaması, hekim değerlendirmesi ve gerekli görüntüleme sonuçlarının incelenmesinin ardından planlanır.
Nasıl çalışır?
Traksiyonun etkisi, omurgaya uygulanan çekme kuvvetinin yarattığı mekanik değişikliklerle açıklanır:
- Omurlar arası mesafenin artması. Çekme sırasında omurlar birbirinden bir miktar uzaklaşır; bu sırada disk aralığının geçici olarak genişlediği gösterilmiştir.
- Disk içi basıncın azalması. Aralığın açılmasıyla birlikte disk içindeki basıncın düştüğü bildirilmektedir.
- Sinir kökü üzerindeki baskının azalması. Foramen adı verilen sinir çıkış deliklerinin genişlemesi, sinir kökü üzerindeki mekanik baskıyı hafifletebilir.
- Kas spazmının çözülmesi. Kontrollü gerilme, ağrıya eşlik eden koruyucu kas spazmının azalmasına katkı sağlayabilir.
- Eklem yüzeylerinin gevşemesi. Faset eklemlerdeki sıkışmanın azalması hedeflenir.
Bu etkilerin bir bölümü uygulama sırasında ve hemen sonrasında ortaya çıkan, geçici değişikliklerdir. Traksiyonun fıtıklaşmış disk dokusunu kalıcı olarak yerine çektiğine ya da erittiğine dair kanıtlar sınırlıdır; bu nedenle traksiyon, tek başına uygulanan bir tedavi olarak değil, egzersiz ve diğer fizyoterapi yöntemleriyle birlikte yürütülen bir programın parçası olarak planlanır.

BTL-6000 Traksiyon Cihazı
Ekran: 5.7″ renkli dokunmatik
Traksiyon kuvveti: 0–100 kg
Traksiyon hızı: 1–12 kg/sn
Modlar: Sürekli, kesikli, sekans
Hangi durumlarda uygulanır?
Traksiyon, bilimsel yayınlarda başlıca şu durumlarda incelenmiştir:
- Bel fıtığı (lomber disk hernisi) ve buna bağlı bacak ağrısı
- Boyun fıtığı (servikal disk hernisi)
- Servikal radikülopati (boyundan kola yayılan sinir kökü ağrısı)
- Lomber radikülopati / siyatik yakınmaları
- Dar kanal (spinal stenoz) kaynaklı yakınmalar
- Faset eklem kaynaklı bel ve boyun ağrıları
- Kas spazmının eşlik ettiği mekanik bel ve boyun ağrısı
Bu liste, yöntemin araştırıldığı alanları göstermektedir. Traksiyonun uygun olup olmadığı, uygulanacak kuvvet ve süre; muayene bulguları, nörolojik değerlendirme ve varsa MR/BT sonuçları birlikte ele alınarak hekim tarafından belirlenir. Aynı tanıyı taşıyan her hasta traksiyon için uygun olmayabilir.
Uygulama nasıl geçer?
Hasta, traksiyon masasına giysileriyle uzanır. Bel uygulamasında göğüs ve kalça bölgesine kemerler yerleştirilir; boyun uygulamasında baş ve çene bölgesini destekleyen bir başlık kullanılır. Fizyoterapist, hekimin belirlediği kuvveti cihaz üzerinden ayarlar ve uygulama boyunca hastayı gözlemler.
Çekme kuvveti aniden değil, kademeli olarak artırılır. Hasta bel ya da boyun bölgesinde hafif bir gerilme hissi tarif eder; uygulama ağrı vermemelidir. Seans sırasında ağrının artması, uyuşma ya da karıncalanmanın başlaması durumunda uygulama durdurulur ve program yeniden değerlendirilir. Bu nedenle hastanın hissettiklerini uygulama sırasında fizyoterapiste bildirmesi önemlidir.
Genel klinik uygulamada:
Akut boyun veya bel ağrısı: 6–8 seans
Servikal veya lomber disk hernisi (boyun/bel fıtığı): Genellikle 8–12 seans
Kronik olgular: 10–15 seans (gerektiğinde uzatılabilir)
Uygulama sıklığı: Haftada 2–3 kez
Seans süresi: 10–20 dakika (uygulama protokolüne göre değişebilir)
Seans sonrasında hasta genellikle kısa bir süre dinlendirilir ve ayağa kalkarken ani hareketlerden kaçınması istenir. Traksiyon, hemen hemen her durumda egzersiz tedavisi ve gerektiğinde manuel terapi ile birlikte uygulanır; bilimsel çalışmalarda da traksiyon çoğunlukla diğer fizyoterapi yöntemlerine eklenerek değerlendirilmiştir.
Kimlere uygulanmaz?
Traksiyon uygulaması, aşağıdaki durumlarda uygulanmaz veya ancak hekimin ayrıntılı değerlendirmesi sonrasında düşünülebilir:
- Gebelik
- Omurga kırığı, yakın zamanda geçirilmiş omurga travması veya omurga ameliyatı
- İleri düzeyde osteoporoz (kemik erimesi)
- Omurgada tümör ya da metastaz şüphesi
- Omurga enfeksiyonu
- Omurgada instabilite (oynaklık) veya ileri derecede öne kayma (spondilolistezis)
- İlerleyici kas gücü kaybı ve diğer ciddi nörolojik bulgular
- İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma — bu durum acil tıbbi değerlendirme gerektirir
- Kontrolsüz yüksek tansiyon ve ciddi kalp-damar hastalıkları
- Aort anevrizması
- Servikal uygulamada: romatoid artrit, Down sendromu ve boyun omurlarında oynaklık yaratabilecek diğer durumlar
- Servikal uygulamada: vertebrobaziler yetmezlik belirtileri (baş dönmesi, görme bulanıklığı, bayılma hissi)
- Bel uygulamasında: karın içi basınç artışının sakıncalı olduğu durumlar (mide fıtığı, ileri solunum sorunları)
Kullandığınız ilaçları, geçirdiğiniz ameliyatları ve mevcut hastalıklarınızı ilk değerlendirme sırasında hekiminizle paylaşmanız önemlidir.
Bilimsel literatür
Traksiyon, fizik tedavide uzun süredir kullanılan bir yöntem olmakla birlikte etkinliği bilimsel çevrelerde halen tartışılmaktadır. Aşağıda, birbirinden farklı sonuçlara ulaşan güncel derlemeler bir arada sunulmuştur.
Romeo A., Vanti C., Boldrini V. ve ark. (2018)
Cervical Radiculopathy: Effectiveness of Adding Traction to Physical Therapy — A Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials — Physical Therapy, 98(4):231–242
Servikal radikülopatide fizyoterapiye traksiyon eklenmesini inceleyen bu meta-analizde, mekanik traksiyonun tedavi sonrasında ve altı aylık takipte ağrının azaltılmasında etkili bir yaklaşım olduğuna dair orta düzeyde kanıt bildirilmiştir. Manuel traksiyonun ise uzun vadeli fayda sağlamaksızın yalnızca kısa dönemde ağrıyı azalttığı belirtilmiştir.
Colombo C., Salvioli S., Gianola S., Castellini G., Testa M. (2020)
Traction Therapy for Cervical Radicular Syndrome is Statistically Significant but not Clinically Relevant for Pain Relief — Journal of Clinical Medicine, 9(11):3389
Yedi randomize çalışmayı ve toplam 589 hastayı değerlendiren bu derlemede, diğer tedavilere traksiyon eklenmesinin ağrıyı azalttığı, ancak elde edilen farkın hastanın günlük yaşamında hissedeceği düzeye ulaşmadığı sonucuna varılmıştır. Yazarlar, mevcut kanıtların genel kalitesinin düşük olduğunu vurgulamaktadır.
Thavarajasingam S.G. ve ark. (2025)
Exercise, Manipulation and Traction Physiotherapy in the Conservative Management of Lumbar Disc Herniation: A Systematic Review and Meta-Analysis — Brain and Spine
Bel fıtığının cerrahi dışı tedavisinde egzersiz, manipülasyon ve traksiyonu karşılaştıran bu derlemede 43 çalışma niteliksel olarak, 20 çalışma ise meta-analizle değerlendirilmiştir. Havuzlanmış analizde en yüksek etki büyüklüğü traksiyon uygulamasında bulunmuş; buna karşılık çalışmalar arasındaki yüksek farklılık ve yöntem tutarsızlıkları nedeniyle hasta gruplarına özel öneriler getirilemeyeceği belirtilmiştir.
DOI: 10.1016/j.bas.2025.105632
Bu sonuçlar neden farklı? Traksiyon çalışmalarında uygulanan kuvvet, süre, seans sayısı ve hasta seçimi birbirinden büyük ölçüde farklılık göstermektedir. Aynı tanıyı taşıyan hastaların bir bölümü traksiyondan belirgin fayda görürken, bir bölümünün görmemesi de bu tabloyu etkilemektedir. Güncel yaklaşım, traksiyonu her hastaya rutin olarak uygulanan bir yöntem gibi değil, uygun hasta seçildiğinde fizyoterapi programına eklenen bir seçenek olarak değerlendirmek yönündedir.
Kaynaklara erişim tarihi: 28 Temmuz 2026
Sık sorulan sorular
Traksiyon acı verir mi?
Uygulama ağrı vermemelidir. Hastalar genellikle bel veya boyun bölgesinde hafif bir gerilme hissi tarif eder. Seans sırasında ağrı artarsa ya da uyuşma başlarsa uygulama durdurulur.
Traksiyon fıtığı geçirir mi?
Traksiyonun fıtıklaşmış disk dokusunu kalıcı olarak yerine çektiğine dair kanıtlar sınırlıdır. Yöntemin hedefi, sinir kökü üzerindeki baskıyı ve buna bağlı yakınmaları azaltarak hastanın egzersiz tedavisine katılabilmesini sağlamaktır.
Her fıtık hastasına uygulanabilir mi?
Hayır. Traksiyonun uygun olmadığı durumlar vardır ve karar, muayene ile görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle verilir. İlerleyici kas gücü kaybı ya da idrar-dışkı kontrolünde bozulma gibi bulgular varsa traksiyon uygulanmaz; bu durumlar acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Evde kullanılan traksiyon aletleriyle aynı mı?
Hayır. Merkezimizde kullanılan sistemde çekme kuvveti kilogram cinsinden ayarlanır, kademeli olarak artırılır ve uygulama fizyoterapist gözetiminde yürütülür. Evde kullanılan basit düzeneklerde bu denetim bulunmaz.
Seanstan sonra hemen kalkabilir miyim?
Uygulama sonrasında kısa bir dinlenme süresi önerilir ve ayağa kalkarken ani hareketlerden kaçınılması istenir. Sonrasında günlük yaşama dönülebilir.
Tek başına yeterli midir?
Traksiyon, fizyoterapi programının bir bileşenidir. Bilimsel çalışmalarda da çoğunlukla egzersiz ve diğer fizyoterapi yöntemlerine eklenerek değerlendirilmiştir.
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tanı ya da tedavi önerisi niteliği taşımaz. Uygulanacak yöntem, süre ve seans sayısı; hekim muayenesi ve değerlendirmesi sonrasında belirlenir. Şikâyetleriniz için lütfen bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.



